Tarihi Kalkanoğlu Pilavı

Trabzon serüvenimizi aktarmaya başlarken, ilk sözünü ettiğimiz şey gelenek olmuştu ya, ikinci durağımızı da aynı prensiple seçtik. İstanbul’daki şubesini de pek beğendiğimiz Tarihi Kalkanoğlu Pilavı, öğle yemeğindeki ilk tercihimiz oldu.

Instagram hesabımızı da takip edin, e mi?

Şimdi mekanın tarihini kendim keşfetmiş gibi uzun uzun anlatıp bilmişlik yapmayayım. Mekanın web sitesinde pek güzel özetlemişler. Buna karşılık, şunu söylemek mümkün. Burası günümüzde oldukça bilinen bir lokanta ve içeri doğru girdikçe genişlediğini, daha yeni salonlarla çok sayıda müşteriyi ağırlayabilecek ölçüde büyüdüğünü görüyorsunuz. Ama işletmenin kendi tarihiyle sahici ve günümüze değin kesintisizce ulaşmış bir bağı var. Bu, birkaç aksesuara veya dekora dayanmıyor. Yaşadığınız deneyimin her anına sinen bir his.

Çok geniş olmayan menüden siparişimizi veriyoruz. Kavurmalı Pilav, Kuru Fasulye, biraz Turşu… Ne içersiniz diye sorulduğunda yanıtımız Sade Soda oluyor. Kayısı Hoşafı almaz mıyız? Kulağa alelade bir Komposto gibi geldiğinden Hayır diyoruz. Mekanın sahibi bize nazikçe sesleniyor: “Usulü odur ama…” Eh, madem usulü yaşamaya geldik, vücudumuza biraz daha Şeker alabiliriz.

Yemeklerimiz masamızı dolduruyor. Ekmek sepetimiz bir harika. Trabzon’da çoğu mekanda mutlulukla göreceğiniz bir şey bu. Ekmek kalitesi oldukça yüksek. İstanbul’da küçük bir tanesi 20 TL’lere kadar çıkan artizanal Ekmeklerin muadili burada birçok fırında mevcut. Ve bir insanın avuçlarını değil, kucağını dolduracak büyüklükteki bu nefis Ekmekler 6 TL’ye satılıyor.

Hoşaf beklediğimizden biraz farklı. İçinde tanesi yok. Bu haliyle biz Kayısı Şerbeti diye adlandırırdık muhtemelen. Ve yudumladığımızda Karadeniz mutfağına ilişkin harika bir ders daha alıyoruz: Şekeri insanın bünyesini asla yakmayacak şekilde, ölçülü kullanılmış. Buraları yürekten sevmek için bir neden daha.

Kuru Fasulye güzel. Hem de pek güzel. Uzun saatler pişmiş. Dişinize, damağınıza direnmiyor. Ama doğrusunu söylemek gerekirse daha iyilerini yedim. Ondan bir başrol performansı değil, iyi bir yardımcı olmasını beklerseniz, yüzünüzü kara çıkarmaz.

Ama Pilav… Onu tarif edecek sözcükleri bulmakta zorlanıyorum. Yoğun bir Et Suyu ve Tereyağı sizi alıp götürüyor. Cömertçe kullanılan kaliteli malzeme, Trabzon mutfağının ayırt edici yanlarından biri demiştik, değil mi? Kesinlikle hayatımda yediğim en lezzetli Pilavlardan biri. Belki de en lezzetlisi.

Bu özel mekandan, iyi hatıralarımızı asla zedelemeyen, insanca bir hesapla kalkıyoruz. İki kişi için 39 TL. (11 Kasım 2016)

Güzel yemekler, güzel insanlar tanıdığımız Tarihi Kalkanoğlu Pilavı, bize bir güzellik daha yapıyor. Yörede ağzının tadını bilenlerin ziyaret ettiği bir Et lokantasını da bizimle paylaşıyorlar. Sonraki haftalarda yazacağımız bu mekanla, geçirdiğimiz günler biraz daha zenginleşiyor.

Burası, Trabzon seyahati yapacaklara öncelikli olarak önerdiğimiz bir mekan. Öyle ki zamanınız sınırlıysa ve 3 restoran ziyaret edebilecekseniz, biri Tarihi Kalkanoğlu Pilavı olsun.

Artıları
  • Hakiki bir geleneğin temsilcisi olması
  • Kavurmalı Pilav
  • Makul fiyatlar
Eksileri
  • Yok 🙂
Adres: Pazarkapı Mah. Tophane Sok. No:3/A Ortahisar/Trabzon
Web Sitesi: http://www.kalkanoglupilavi.com/
Telefon: +90 462 321 30 86

 

İlgili Yazılar