Sizler kolayca okuyup bilgi edinesiniz ve bu sırada ağzınız iştahla sulansın istediğimiz için, Doymak Yok büyük bir çabayla hazırlanıyor. Bu çabanın en büyüğü, gerçekleştirdiğimiz restoran keşifleri. İstanbul Foodie Club üyeleriyle yakaladığımız harika ritm sayesinde ayda en az iki mekan ziyaret ediyor ve aldığımız keyfi sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz aylarda, bu keşiflerimizi mutlulukla sürdürebilmek amacıyla çeşitli yöntemler ve en önemlisi bir felsefe geliştirdik. Ve zaman içinde, yeni içerik fikirleri ararken “Neden olmasın” dedik “Git gide daha fazla sayıda insan, restoran keşfetmeyi bir hobi haline getiriyor. Biz de onlarla kendi deneyimlerimizi ve yaklaşımımızı paylaşabiliriz.”

Hem tadım meraklılarını, hem de restoran ekiplerini sağlıklı bir zeminde buluşturabilmek amacıyla belirlediğimiz ilkelere bir göz atarsanız, mantıklı bulacağınız birkaç nokta bulacağınıza inanıyoruz.

Doymak Yok Logo 92x92 Footer

Ziyaretinizden önce…

Dersinize iyi çalışın.

İlk prensibimiz bu: Tekerleği yeniden icat etmeye çalışmayalım.

İnternet kaynakları, bir süredir açık olan her mekanla ilgili sayısız yorum içeriyor. Müşterileri, bu mekanlarda bugüne dek sayısız deneyim yaşadılar ve bunları paylaştılar. İlk olarak bu kaynaklara göz atmak, bir mekanın artılarını ve eksilerini çabucak anlamanızı sağlayabilir. İnsanlar servisten mi şikayetçi? Yemekler geç mi geliyor? Hangi seçenekler popüler ve özel övgü alıyor? Fiyat aralığı nedir? Kaç kişiyi rahatlıkla ağırlayabilirler? Restoranın kapısından içeri adım atmadan, sanal bir tur yaşamanızı sağlayacak tüm veriler elinizin altında. Yeter ki üşenmeyin ve biraz zaman ayırarak, gözünüze kestirdiğiniz mekanı önden biraz tanımaya çalışın.

Biz öncelikli olarak Yelp ve Zomato‘daki yorumları takip ediyoruz. Ayrıca görüşlerine güven duyduğunuz blogger’ları dikkate almakta fayda var. Hatta neden olmasın, en çok ilgimizi çeken bloglardan da bir yazı derleyebiliriz.

Rezervasyon Yaptırın

Çoğu mekan, geniş grupları hazırlıksız olarak ağırlayabilecek servis kapasitesine sahip değildir. Ama bu bir kusur olarak görülmemeli. İyi zaman geçirmek için restoran ekibine yardımcı olmayı, onları ne zaman, kaç kişiyle ziyaret edeceğiniz konusunda bilgilendirmeyi tercih edin.

Mekanın genişliğine ve ziyaret edeceğiniz zaman aralığına göre bir ila dört gün önceden yer ayırtmak genellikle iyidir. Ancak özel durumlarda, adınızı birkaç hafta önceden yazdırmanız gerekebilir. Bu sırada, kaç kişiyle geleceğiniz konusunda mutlaka dürüst davranın. Başlangıçtaki listeniz değişikliğe uğrar ve sayınızda dalgalanmalar yaşanırsa, ziyaretinizden bir-iki gün önce en son durumu paylaşın. Özellikle kalabalık ve popüler mekanlarda bunu yaptığınız için asla pişman olmazsınız.

Doymak Yok Logo 92x92 Footer

Ziyaretiniz sırasında…

Nasıl düşünmeli?

Öncelikle amacınızı doğru tarif etmek önemli. Biz, Doymak Yok’un yayın prensiplerinde de belirttiğimiz gibi, en iyileri bulmaya çalışmıyoruz. Bu düşünce, gereksiz bir baskı yaratır. Biz, iyileri, en az bir kez ziyaret etmeye değer mekanları bulmaya çalışıyoruz.

Pozitif olmak, her mekanın en iyi yanlarından faydalanarak keyif almaya çalışmak önemli. Mekanı iyi bulduk mu? Özellikle nelerini iyi bulduk? Bunlara odaklandığımız zaman her zaman daha mutlu oluyoruz. Ve bazı mekanlar, en iyiler olarak, zaman içinde ister istemez aklımızda kalıyor.

Siz kimsiniz?

Saçma bir soru gibi gelebilir ama restorandaki konumunuzu doğru tanımlamak, her şeyi daha iyi kılabilir.

Siz müşterisiniz. Bu kadar. Daha fazlası değil.

100 lira hesap ödemek sizi müşteri yapar. Ve müşteri olarak iyi hizmet alma bekletiniz olması doğal. Restoran keşfetmeye ilgi duyuyorsanız, muhakkak bilinçli bir müşterisinizdir. Ama bu yine de yemek/restoran eleştirmeni olduğunuz anlamına gelmez. Kendinizin ve aynı masayı paylaştığınız dostlarınızın tadını kaçıracak, abartılı bir eleştirellikten uzak durun.

Ne zaman eleştirmen olursunuz?

Öncelikle elbette gastronomi bilmeli ve yediğiniz yemeklerin orijinalleri, en başarılı örnekleri konusunda bilgi sahibi olmalısınız. Ama yetmez. Restoran ekonomisinden de anlamanız gerekir çünkü masanıza ulaşan her tabağın çerçevesini belirleyen somut gerçeklik odur. Tedarik zinciri nedir? Bu malzemeler nasıl temin ediliyor? Mekan faktörü ne kadar maliyet getiriyor? Personel maaşları ne kadar?

Yetti mi? Hayır. Servis ve mutfak personelinin çalışma koşullarını da bilmelisiniz. Onları eğitmek üzere neler yapılabilir? Günde kaç saat mesai yapıyorlar? İşlerini iyi yapmaları için gereken unsurlar sağlanıyor mu? Hayatınızda kaç defa garsonluk yaptınız veya endüstriyel bir mutfakta ne kadar zaman geçirdiniz? Bir restoranda müşteri ilişkileri yönetimi nasıl gerçekleştirilir?

Yukarıdaki konuların çoğuna uzman derecesinde hakimseniz, pekala restoran eleştirmeni olabilirsiniz. O zaman da restoranların kusurları size şikayet edilecek mevzular olarak değil, fırsat olarak görünecektir. Bütün bu alanlarda restoranları daha iyiye taşıyacak bilgi birikiminiz mi var? Öyleyse restoranlara danışmanlık hizmeti sunun. Bunu kariyer edinmiş insanlar var. Surat asmak yerine paranızı kazanın.

İşler ters giderse…

Hesapta hata yapılabilir. Serviste sorunlar yaşanabilir. Yediğiniz yemeği beğenmemiş olabilirsiniz. Yaşadığınız deneyimden hiç memnun kalmayabilirsiniz.

Yine de nezaketi asla elden bırakmayın. Size açıkça kabalık etmemiş ve işlerin kontrolden çıkmasına neden olmamış hiçbir servis personeli “Müdürünü çağır bana” sözünü işitmeyi hak etmez. Bu insanların çoğunun zor şartlarda çalışan ve kendilerine verilen talimatları yerine getirmeye çabalayan insanlar olduğunu aklınızda bulundurun. Bu can sıkıcı örneği maalesef tanık olduğumuz için veriyoruz.

İşler iyi giderse…

Bazen çok keyifli bir deneyim yaşarsınız. O zaman memnuniyetinizi sıcağı sıcağına belli edin.

Bir garsonun hizmeti çok mu başarılıydı? Kendisine nazikçe adını sorun ve adıyla seslenerek, gözlerinin içine bakıp elini sıkarak, size çok iyi hizmet ettiği için ona teşekkür edin. Performansını takdir ettiğinizi açıkça belirtin. İşini hakkını vererek, heyecanla yapmaya çalışan bu insanların, nadiren aldıkları bu övgülerle gözlerinin nasıl parıldadığını görmek, ruhunuzda yediğiniz yemekten de hoş bir tat bırakacaktır.

Bir restoran müdürüne veya işletmeciye, sunduğu harika sofra için teşekkür edin. Sonra bakın, bir sonraki ziyaretinizde nasıl karşılanıyorsunuz.

Doymak Yok Logo 92x92 Footer

Ziyaretinizden sonra…

Kendinizden küçük bir iz bırakın.

Sürekli restoran ziyaret etmeyi hobi haline getirdiyseniz, size yorumlarıyla yardımcı olan insanlara küçük bir iyilik borcunuz var. Kolay ulaşılabilen ve çok sayıda insanın uğradığı bir yerde, mümkünse yukarıda belirttiğimiz yorum platformlarında, mekanın 50 kelimeden az olmayan bir yorumunu yapın. Siz nasıl ziyaretinizden önce fikir edinip bilinç kazandıysanız, sizden sonra gelenler de sizin çabanızdan faydalanmalı.

Artıları yazarken…

Ölçülü olun. Yaşadığınız deneyimin, mekanın karakterini tümüyle yansıtmayabileceğini hatırlayın. Abartılı beklentiler yaratacak parlak ve süslü ifadeleri mümkün olduğunca tercih etmeyin. Büyük beklentilerin karşılanamaması, çoğu zaman vasat performanstan daha kötü etki yaratır. Kendiniz pozitif olurken, diğer insanların da pozitif olmasına yardımcı olun.

Eksileri yazarken…

Ölçülü olun. Hoşunuza gitmeyen noktaları lisan-ı münasiple ifade etme hakkınız her zaman baki. Ancak bunu yaparken kendinizi düşünün. Bir çalışan ya da işletmeci olarak kendi performansınızın hangi tonda, hangi üslupla dile getirilmesini isterdiniz? Bu çerçevede kalmaya çalışın.

Sert ve tavizsiz ifadeler kullanmanın da yeri var: Nezaket ve zarafet sorumluluğunuz ancak ve ancak kötü niyetli işletmecilik ya da bilerek, isteyerek yapılmış kabalık gördüğünüz zaman ortadan kalkar. Karşısındaki insanın, yaşamdaki emeklerinin karşılığını almaya çalışan ve saygıyı herkes kadar hak eden biri olduğunu hepimiz, hangi konumda olursak olalım hatırlamalıyız.

İlgili Yazılar