Çok sayıda lokanta ziyaret ettiğiniz zaman, özel mekanları keşfetmekle ilgilenmeye başlar, sıradışı deneyimlerin peşinden koşarsınız. Ama bunu gerçekleştirebilen ekip sayısı pek azdır. Doymak Yok olarak, İstanbul’da kendine özgü eserler üreten Şefleri ilgiyle takip etmemiz işte bu yüzden. Mutfağını Burak Zafer Sırmaçekici’nin yönettiği Lokanta Armut, bize aradığımız, unutulmaz ziyafeti yaşattı.

Bazı restoranlar mekan faktörünü, konuklarına sundukları geniş ölçekli deneyimin ritüeli haline getiriyorlar. Uzun ve zorlu rezervasyon süreçleri bunun bir yöntemi olabiliyor. Lokanta Armut’ta ise mekan ritüelini belirleyen şey, Küçük Armutlu’ya doğru yapacağınız yolculuk. Bu ekip size hiç beklemeyeceğiniz bir konumda, yine beklenmedik bir deneyim sunuyor.

Mekan konseptinin mükemmel oturduğunu düşünüyorum. Mutfakla iç içe olup ekibin çalışmasını görüyorsunuz. 30 kişilik salonda bir aile atmosferi var. Buraya yalnızca bilen ve ilgili kimseler geldiği için rafine bir müşteri kitlesiyle bir aradasınız. Yemek müziğinin ne demek olduğunu bilen bir restoranda bulunmak güzel. Burada sohbet etmek için sesinizi yükseltmek yerine hafifçe alçaltıyorsunuz. Loş aydınlatmanın atmosferinde kesinti yaşamamanız için mumla aydınlatılmış tuvaletlerin unisex olmasını iltifat olarak algılıyorum. Ve kağıt havlu yerine gerçek havlular sunmalarına şapka çıkarıyorum.

Servis baştan sona mükemmel. Mekanın ortaklarından Tülin Hanım’ın sunduğu harika şarap tavsiyelerinin ve hoş sohbetle başlayan yolculuğumuz, gece boyunca her ihtiyacımızın düşünüldüğü ve her sorumuzun doyurucu yanıtlarla tatmin edildiği bir servis deneyimiyle sürdü.

Önce genel bir yorumda bulunalım. Şef, temeli hep geleneksel zeminde kurmuş ve onu yaratıcı dokunuşlarıyla yükselterek modern yapılar ortaya koymuş. Her tabakta mutlaka ilgi çekici ve akla yatkın ama “Ne harika bir fikir” diyeceğiniz unsurlar var.

Tek sayfalık ve 16 kalemden oluşan menüsünde bir yemek tutkununun ihtiyaç duyacağı her şey var. Şarap menüleri ise zengin ve seçkin.

Avokadolu Humus, özellikle Kimyonlu Krakerleriyle öne çıkıyordu.

Yerel Tulum Peynirleri Tabağında favorim Kars Kerti olsa da tabağın en serti olan Erzurum Göğermiş peynirini beraberinde servis edilen tatlı bileşimle yemek yeni lezzet kapıları açıyordu.

Stracciatella’da Peynir, Domates, Fesleğen ve Balzamik Sirke gibi tipik Akdeniz lezzetleri pek güzel bir araya gelmişti.

Ördek Ciğer Pate ünlü olduğu kadar varmış. Kırmızı Soğan Reçeli ve ekibin kendi yapımı Ekşi Mayalı Ekmekle sonraki ziyaretimde de mutlaka tercih edeceğim bir tat oldu.

Corned Beef’in yanında sunulan Ev Yapımı Hardala bayıldım diyebilirim. Keşke küçük bir kavanozda alıp alamayacağımı sorsaydım diye üzüldüm.

Ballı Acılı Jumbo Karides, Izgara Ananas ve Tuzlu Fıstıkla özel bir lezzete dönüşmüştü. Bu, Şefimizin bizi şaşırttığı tabaklardan biri oldu.

Ana yemeklerden Kuzu Tandırın önce etini yediğimizde o kadar da hayran kalmadık. Güzeldi ama başka yerde bulamayacağımız ve uğruna zahmetli bir yol kat edeceğimiz ölçüde değil. Fakat altındaki Firik Risotto’nun bizi etkilediğini söyleyebilirim.

Deniz Alası daha da geride kalabilirdi. Ama dibindeki Balık Suyuna kaşığımızı daldırınca, Burak Şef’in hiçbir seçeneği sürprizsiz bırakmadığını daha iyi anladık.

El Yapımı Trüflü Ravioli en beğendiğimiz lezzetlerdendi. İyi malzeme, rafine bir tarif ve başarılı bir uygulama…

Balkabaklı Risotto ise gecenin yıldızlarındandı. Mükemmel bir kıvamı meyvenin tadı ve yoğun Parmesanla birleştirerek kalbimizi kazandı. Bir dahaki gelişimde de bulursam mutlaka alacağım.

Tatlılarda daha da yaratıcı davranılmış. Daha da bilinmedik lezzetler kovalanmış.

Çıtır Bademle süslenen Viskili Puding, ülkemizdeki pek çok insana şekersiz gelebilirdi. Bense ülkemizde tatlılara aşırı şeker konulduğunu düşünerek bu açıdan mükemmel buldum. Sıradana meydan okuyan seçeneklerdendi.

Ev Yapımı Dondurmaları ise mutlaka tatmalısınız. Kırmızı Şaraplı, Zeytinyağlı gibi seçenekleriyle her biri fevkalade.

Baharatlı Çikolatalı Tart ise daha güçlü tatlar sunan bir tatlıydı ve görece alışkın olduğumuz lezzetlere yakındı. Ancak buna da Karamele her zaman pek yakışan Deniz Tuzunu eklemekle rafine bir lezzet yakalamışlar.

İlk olarak şunu söyleyelim, porsiyonlar bu düzeydeki restoranların geneline göre büyük. Hiçbir tabağı hayal kırıcı ölçüde küçük bulmayacaksınız. Biz şarap dahil kişi başı 160 TL ödedik. (16 Nisan 2016) Ancak tadım için gittiğimizi, gereğinden fazla yediğimizi not düşeyim. Dört kişilik bir masada yukarıda saydıklarımdan 2-3 seçeneği çıkarabilirsiniz. Böylece alkolsüz 80-100 TL, alkollü olarak 120-140 TL arasına çıkabilirsiniz. Ve eğer yemek tutkunuysanız, buradan ayrılırken ödediğiniz rakamı umursamayacağınızı söyleyebilirim.

Lokanta Armut uzun süredir ziyaret ettiğim en iyi noktalardan biriydi. Yalnızca iyi yemekler değil, tümüyle iyi tasarlanmış, dört dörtlük bir restoran deneyimi yaşadık burada. Şef Burak Zafer Sırma Çekici ve ortağı Tülin Bozüyük’e tekrar teşekkür etmeliyim.

Bu arada mekanın menüsünü aralıklarla değiştirdiğini ve farklı aylarda yeni yemekler bulunabileceğini hatırlatalım. Ziyaretinizde illa bizim yediklerimizi aramayın. Ekibe güvenin. Sizi mutlu edecekler.

Artıları
  • Tanıdık ama yaratıcı lezzetler
  • İyi tasarlanmış bir restoran deneyimi
  • Her an yol gösteren, profesyonel ve dost canlısı bir ekip
Eksileri
  • Yok. 🙂
Adres: Atatürk Caddesi No:6/B Etiler/Küçükarmutlu İstanbul
Web Sitesi: http://lokantaarmut.com/
Telefon: +90 212 229 22 25

 

Lokanta Armut Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato

İlgili Yazılar