Doymak Yok Reklam Almamaktadır

Sevgili dostlar, zaman zaman size yalnızca restoran izlenimlerimizi değil, kendimizden bir şeyleri de aktarmaya çalıştık. Görünen o ki yine bunu yapmamız gereken bir gün geldi. Bu yazının ana fikri başlıkta yazıyor. İstiyoruz ki bunun nedenlerinden biraz söz edelim.

Doymak Yok bir hobi projesi olarak yola çıktı. Yeni tatlar keşfetmeyi, keşfettiğimiz yeni tatları da sevdiklerimizle paylaşmayı kendimize yakıştırdığımız için var. Bununla birlikte, yemek bloglarının geçtiğimiz iki yıl içinde aldığı yol, bizi bir karar almaya itti.

Keşfetmek, tatmak… Bunlar insanın keyif almak için yapacağı şeyler. Ve işin özü şu ki haftasonlarımızda, tatillerimizde keyif almak üzere yaptığımız bu şeyleri sorumluluğa dönüştürmek istemiyoruz.

Kimi blogger arkadaşlar, Instagram hespalarını ve yayınlarını gelir kaynağına dönüştürürlerse, eğlenerek para kazanacaklarını düşünebilir. Takipçilerimiz de bu insanların yaşamlarının sonsuz bir zevk-ü sefa döngüsü olduğunu sanıyor olabilir. Ama müşteri olarak girdiğiniz bir mekanda, işletmenin sizi memnun etme zorunluluğu var. Oysa davetle veya doğrudan tanıtım yapmak amacıyla bir mekana gidiyorsanız, sizin mekan sahibini memnun etmeniz gerekiyor. Doğrusu ben, mekan ekibi beni memnun etmek zorunda olsun istiyorum.

Bu nedenle, Doymak Yok olarak herhangi bir biçimde reklam/tanıtım yapmıyoruz. Paylaşım yapmamızın zorunlu tutulduğu herhangi bir daveti/teklifi kabul etmiyoruz. İkram, paket istemiyoruz. Bu kapsamda gönderilen mesajlara nezaketen dönüş yapmaya da son veriyoruz.

Bir mekanla tüketici olarak etkileşim kurarız. Tüketici gözüyle bakar ve tadarız. Tüketici olarak edindiğimiz izlenimleri tüketicilerle paylaşırız. Mekanların müşterisi oluruz, mekanları müşteri edinmeyiz.

Çizgimiz kısaca budur.