Can Oba‘yı biraz geç keşfettiğimi itiraf etmeliyim. İstanbul Foodie Club üyeleriyle yaptığımız ziyarete kadar hakkında çok şey yazıldı ve söylendi. Biz de neyle karşılaşacağımızı büyük ölçüde biliyorduk. Ama Can Bey bizi yine de şaşırtmayı başardı.

Atmosfer

Mekan hakkında denecek çok şey yok. Eski bir kebapçı ya da köfteciymiş. Orijinalliğin bir parçası olarak, bu eski işletmenin dekoru korunmuş.

Mekanın en dikkat çekici yanı elbette rezervasyon konusundaki prensipleri. İlk açıldığı ve popülaritesinin yükseldiği dönemlerde sıra dışı uzun sürelerle verilen rezervasyonlar artık biraz gevşemiş. Ancak kalabalık bir grupsanız ve hafta sonu gelmeyi planlıyorsanız, yine de 3 hafta kadar önceden rezervasyon yapmanız gerekebilir. Can Oba, bu rezervasyon kuyruğunu, kendi ritüelinin bir parçası haline getirmiş durumda.

Serviste hiçbir sorun yaşamadık. Zaten az sayıda konuk ağırlıyorlar; bu da işlerini kolaylaştırıyor. Müşteri olarak gayet nazik ve iyi ağırlandığımızı düşünüyorum. Ancak ziyaret ettiğiniz restoranlarda müşterinin ötesinde, velinimet olduğunuzu hissetme beklentisi taşıyanlardansanız, aradığınızı bulamazsınız. Bunun için mekanı suçlamayın.

Lezzet

Çorbalarla başladık. Masamızda Hardal, Patates ve Roka Çorbaları tercih edildi. Hardal Çorbasının elma dilimleriyle servis edilmesini önce biraz yadırgadığımı kabul etmeliyim. Ancak ilerleyen yudumlarda tadına sinen çok boyutlu aromaları keşfettikçe oldukça beğendim. Ele avuca sığmaz bir tadı vardı. Patates Çorbası daha alışkın olduğumuz bir lezzetti ve kremamsı dokusu beni okşadı. Hafifliğini ve sakinliğini takdir ettim. Roka Çorbasında da kuşkuya yer bırakmayan bir sebze tadı, yeterince kuvvetli bir doygunlukla sunulmuştu.

Ara sıcaklarda Somon Fümeye Sarılı Kuşkonmaz ve Ispanak Yatağında Deniz Tarağı aldık. Benim için Deniz Tarağı daha başarılıydı. Can Oba’nın sos yapımındaki fevkalade becerisiyle bu tabakta tanıştık. Bu konuda gerçekten fark yaratıyor. Bu ve sonraki tabaklarda gelen her sos bizi kendimizden geçirdi.

Ana yemek olarak ben Vişne Soslu Ördek tercih ettim. Ördek gayet iyi işlenmiş ve pişmişti ama dürüst olmak gerekirse vişne sosunun fazla aykırı olduğunu düşündüm. Can Oba’da bu riski daima göze almalısınız. Fazla yaratıcı olabiliyor. Buna karşılık, tabağımda bulunan Pilav, önce çok mantıksız görünen ama bayıldığım, yaratıcı bir eklentiye sahipti: Acı sos kaplı, hafifçe kızarmış bir muz dilimiyle sunulmuştu. Bu tatların ahenkle bir araya gelebileceğini asla düşünmezdim. Ama benim için unutulmazdı. Sırf bunu yemek için bile mekanı tekrar tekrar ziyaret edebilirim.

Lazanyadaki Beşamel Sos da hayatımda yediklerimin en iyilerindendi.

Risotto, Ahtapot Bayıldı ve Mantarlı Biftek çok daha beğendiğim seçenekler oldu. Görece alışık olduğumuz şekilde çalıştığı zaman Can Oba gerçekten harika iş çıkarıyor. Soslar yine olağanüstüydü.

Tatlılarda ise Orman Meyveli Çikolatalı Mousse, Dondurulmuş Peynir ve Greyfurt Tiramisu vardı. Her üçünden de yedik. Orman Meyveli Çikolatalı Mousse, Can Oba’nın kendi çikolatasıyla yaptığı bir çanakta sunuluyor. Meyve püresi ve Mousse son derece güzel bir araya getirilmişti. Klasik lezzetlerin son derece hafif, mükemmel bir örneğiydi. Greyfurt Tiramisu ise daha da hafifti. Greyfurtun acımsılığına hafifçe dokunan, konsantre narenciye kokuları yüklü sosuyla bu Tiramisu müthiş uyumlu tatları bir araya getiriyordu.

Fiyatlar

Evet, yüksek. Bunu zaten biliyorsunuz. Can Oba’da Çorba (20) + Ara Sıcak (40-50) + Ana Yemek (40-60 TL) ve Tatlıdan (20) oluşan bir menü, 120-150 TL arasına mal oluyor. (5 Aralık 2015) Buna alkol dahil değil. Porsiyonlar ise büyük. Kesinlikle doyarak kalkıyorsunuz. Bu kadar parayı ödeyip doymadan kalktığınız lokantalar da bulunduğunu hatırlatırım.

Kafelerde 16-18 TL’ye tatlı sunulduğu günümüzde, 20 TL bu olağanüstü tatlar için hiç fazla değil, emin olun. Lüks muhitlerdeki Brasserie’lerde de aynı fiyatlar söz konusu. Üstelik buralarda yemeklerinizi dünya çapında bir Şef pişirmiyor. Ödediğiniz hesabın çoğu da mekan faktörüne ve Brasserie’nin ardındaki sermaye grubuna gidiyor. Seçim sizin.

Sonuç

Buraya sıra dışı bir deneyim yaşamak için gitmelisiniz. Can Oba’nın sizi hiç düşünmediğiniz kombinasyonlarla tanıştıracağından eminim. Bu noktada mekanın artısını da eksisini de, bu yaratıcılığın sizde nasıl karşılık bulacağı belirliyor. Bu yüzden ziyaretinizden önce mekan hakkında en az birkaç yorum okuyarak fikir edinmenizi önerebilirim.

Sunduğu yemekler bir yana, Can Oba’yı, sıradan insanları alışık olmadığımız bir restoran standardıyla tanıştırdığı için kutlamak gerek.

Burası kendine özgü prensipleri ve çizgisi olan bir yer. Özel ve akılda kalıcı. Bana sorarsanız, Can Oba Restoran’ı en az bir kez denemelisiniz.

Artıları
  • Yaratıcılığı: Burada beklemediğiniz lezzet kombinasyonlarıyla tanışacaksınız.
  • Sosları
  • Tatlıları
  • Yemek sunumları
Eksileri
  • Yaratıcılığı: Bazı yemeklerde daha tanıdık tatlar almayı tercih edebilirsiniz.
Adres: Hocapaşa Mahallesi, Hocapaşa Sokak, No 10, Fatih / İstanbul
Telefon: +90 212 522 12 15
Web Sitesi: https://www.facebook.com/CanObaRestaurant

I have to admit, I got late to discover Can Oba. Before our visit with fellow members of İstanbul Foodie Club many things have been said about them. And we had a strong idea about what we can find there. But Can Bey managed to surprise us.

Ambiance

There’s not much to say about the place itself. It was a kebap or meatball spot before. And for the sake of originality, decoration of this closed business is kept intact.

The main attraction of Can Oba is of course their principles of reservation. When it was first opened and its popularity was skyrocketing, you had to reserve your table months ago. Now the situation is a little bit relaxed. But if you’re a large group and you plan to visit on weekend, you may have to make a reservation 3 weeks ago. For Can Oba, this reservation queue is apparently a part of its ritual.

We didn’t have any problem in service. They host a small number of visitors anyway and that makes their job easier. As a customer, I think the service was quite kindly and well. But if you’re one of these people who has the expectation of being hosted not just as a customer but as a patron, you won’t find that here. And don’t blame the business for it.

Taste

We started with soups. We prefered Soups of Mustard (Hardal), Potato (Patates) and Arugula (Roka). At first it was hard to accept the idea of serving the Mustard Soup with slices of apple. But when I started to discover its multi-dimensional flavors, I liked that idea. A playful taste. Potato Soup was closer to what we’re used to and its creamy texture soothed me. Arugula Soup had an unquestionable and well saturated vegatable flavor.

For warm appteizers we had Asparagus Wrapped in Smoked Salmon (Somon Fümeye Sarılı Kuşkonmaz) and Sea Scallop on Spinach (Ispanak Yatağında Deniz Tarağı). I think Sea Scallo was the better one. We discovered Can Oba’s extraordinary sauce cooking skills with this plate. He really makes a difference in this. Every sauce he prepared was just wonderful.

For main course I prefered Duck with Sourcherry Sauce (Vişne Soslu Ördek). Duck was well trated and cooked bur honestly, sourcherry sauce was way too unusual here. You should take this risk at Can Oba. He can be more creative than you wish him to be. On the other hand, my Pilav was served with an addition that seemed quite illogical first but then I loved: A slightly fried slice of banana covered in hot sauce. I could never think that these tastes can be combined in harmony. But it was unforgettable. I can visit the place again just to taste it.

Béchamel Sauce in Lasagna was also one of best I’ve ever eaten.

I liked Risotto, Ahtapot Bayıldı and Mantarlı Biftek better. When he works with familiar tastes, Can Oba does a great job. Their sauces were again wonderful.

We had Orman Meyveli Çikolatalı Mousse (Chocolate Mousse with Forest Fruits), Dondurulmuş Peynir (Frozen Cheese) and Greyfurt Tiramisu (Grapefruit Tiramisu) for dessert. Orman Meyveli Çikolatalı Mousse is served in a bowl of chocolate made by Can Oba himself. Fruit puree and Mousse was a good combination. It was a light and perfect example of classical tastes. Greyfurt Tiramisu was even lighter. With its sauces that contains a slight tone of grapefruit bitterness and concentrated flavors of citrus fruits, this Tiramisu was a great combination of tastes.

Pricing

Well yes, it’s high and you know that. At Can Oba, a menu that consist of Soup (20 TL) + Warm Appetizers (40-50 TL) + Main Course (40-60 TL) and Dessert (20 TL) costs 120-150 TL. (December 5th, 2016) And there’s no alcoholic beverage here. And sizes are satisfying. You will definitely get full. I have to remind you that there are restuarants where you pay the same price and you don’t feel you ate enough.

Considering desserts are sold for 16-18 TL in cafes in these days, 20 TL is not too much for these extraordinary creations. In luxurious Brasseries you pay the same thing. And in those places cooks are not usually worldwide chefs. What you pay goes mostly to the maintenance of a large facility and to the investment group behind the Brasserie. The choice is yours.

Verdict

You have to visit this place for an unusual experience. I’m sure Can Oba will show you combinations that you never thought. In that sense, biggest advantage and handicap of this business is your reaction to the creativity. You will like some of them but not all. So I would recommend you to read at least a few reviews to get an idea before your visit.

I should thank Can Oba not just for his food, but for the fact that he introduces ordinary people a restaurant standard we’re not used to.

This business has its own unique principles and style. Special and worth remembering. If you ask me, you have to visit Can Oba at least once.

Pros
  • Creativity: You’ll discover some unexpected taste combinations here.
  • Sauces
  • Desserts
  • Food styling
Cons
  • Creativity: You may prefer more familiar tastes in some meals.
Address: Hocapaşa Mahallesi, Hocapaşa Sokak, No 10, Fatih / İstanbul
Phone: +90 212 522 12 15
Website: https://www.facebook.com/CanObaRestaurant

İlgili Yazılar