Herhangi bir alanda işletmecilik yapmış olanlar bilir; başlangıç aşamasını bir adım geride bıraktığınızda, kritik bir eşiğe gelirsiniz. Artık büyümek zorundasınızdır ve bunu yapmak, her şeyi baştan tasarlamanızı gerektirebilir. Tedarik zincirinizin kapasitesi artık yetersizdir ve hızla ölçeklendirme imkanınız yoktur. Daha yüksek hacimde mal akışı sağlarken kalite standardını korumak, yaşantınızdan uzun süre fedakarlık etmenizi gerektirir. Bu arada yeni çalışanları da işe almak zorundasınızdır ve onları yola çıktığınız ilk ekibin seviyesine ulaştırmak, daha da büyük fedakarlıkları gündeme getirir.

Bu eşiği aşmakta gösterdiğiniz başarı, işletmenizin kaderini çizecektir.

Gönül isterdi ki Özgür Şef’in bu alandaki deneyimlerini dinleme imkanı bulalım. Kendisi televizyonda edindiği şöhreti benim bildiğim kadarıyla üç ayrı markaya dönüştürdü. Özgür Şef Steakhouse, Özgür Şef’in Deli Kasap ve Baldır’ın yaşattığı maceralar, restoran işletmeciliği yapmayı arzulayanlar için ufuk açıcı dersler içerebilirdi.

Doğrusu bu markaların en uzun ömürlüsü Baldır oldu. Şubeleşti, tanındı ve konuklarından istikrarlı yorumlar alarak ayakta kaldı. Bizim de yolumuz nihayet Sirkeci’deki şubesine düştü.

Bir kere eski Postane binasının arkasında bulunması harika bir his veriyor. O etkileyici yapının sunduğu manzaraya tanık olmanın, Baldır’ın müşteri deneyimine de olumlu bir etki getirdiğine inanıyorum.

İçeri girince de bu hissim değişmiyor. Yüksek tavanlar ve ferah bir mekan… Duvarların rengi insanların uzun süre oturma isteği duymamasını sağlamak üzere özel olarak seçilmiş ama ortam, restoranın mutfak çizgisini en iyi şekilde deneyimleyebileceğiniz, yeterli bir konfor sunuyor. Serviste sorun yaşamadık. Anlaşılır ve esprili bir menü de cabası.

Gelelim yediklerimize…

İsim vermeden diyelim ki İstanbul’daki restoran sahnesinin bilinen figürlerinden biri, Baldır’ın Et pişirme tekniğini epey eleştirmişti. 18 saat pişmiş bir Etin değerini yitireceğini anlatmıştı.

Aslında kısık ateşte uzun süre pişen Etler, Türk mutfağının en lezzetli yemeklerinden bazılarını bize kazandırıyor. Tandır, bunların en bilineni olabilir. Pamuk gibi olan bu yemekte aroma kaybı olmuyor; yağın organik dokusu da yerli yerinde duruyor.

Bu yüzden ümitliydik ama işin ehli pek de haksız çıkmadı. Et, lime lime olmuş muydu? Evet. Yumuşak mıydı? Eh, evet. Ama servis etmeden önce Sebzelerle çevrilirken eklenen Yağın kokusu hoşumuza gitmedi. Buna karşılık, beraberinde gelen Ekmeği sevdik. Ondan tekrar tekrar yemek isteyebiliriz.

Pastrami çeşitlemesi  Baldırami ise bizim için günün yıldızı oldu. Bayıldık. O kadar. Eti, tam da böyle bir Sandviçte olmasını beklediğimiz gibi muamele görmüştü. Ekmeği, tadını kesinlikle boğmuyor ve Çedar Sosu zenginlik katıyordu.

Instagram hesabımızı da takip edin, e mi?

Bu durumda Baldır’a yeniden gider miyiz? Evet. Canımız ciğerimiz, sevgili takipçilerimize de önerir miyiz? Elbette. Ancak zincire adını veren yemekten ziyade Baldırami için. O, aldığınız fazla kalorilere değer.

 

Artıları
  • Baldırami
  • Baldır’ın Ekmeği
  • Dış ve iç atmosferi
Eksileri
  • Baldır’ın pişim tekniği zincirin kendisini öne çıkarmaya çalıştığı bir konu olsa da Tandıra yakın bir doğallığa evrilmeli diye düşünüyoruz
Adres: Hobyar Mah, Aşir Efendi Cad İmar Han 15/a, 34112 Fatih/İstanbul
Web Sitesi: http://www.baldirsirkeci.com/home
Telefon: +90 212 522 25 37

Baldır Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato

İlgili Yazılar